DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın, BAYKAR, İHA ve SİHA'lara yönelik açıklamalarına ilişkin değerlendirmesi sorulan Çelik, geliştirilen sistemlerle Türkiye'nin milli güvenliği ve savunması açısından oyun değiştirici bir performansın ortaya çıktığını ifade etti.

Özdemir Bayraktar'ın şirketi kurduğu günlerden çocuklarının yürüttüğü çalışmalara kadar geçen sürece dikkati çeken Çelik, en son "Kızılelma" örneğinde olduğu gibi ülke için kuvvetli kazanımların ortaya çıktığını anlattı.

Muhalefet tarafından şirketin yaptığı iyi şeylerin dile getirildiğini ancak "Kaynaklar sadece ona aktarılıyor." şeklinde ifadeler kullanıldığını dile getiren Çelik, "Böyle bir tekelcilik söz konusu değil." dedi.

Çelik, "Selçuk Bey'in Cumhurbaşkanımızla akrabalığının gündeme getirilmesi başlı başına ahlak dışı bir durum. Çünkü bu firma çok daha öncesinden de vardı. Faydalanması gereken 10 tane kalem varsa çoğundan faydalanmamış, kendi öz kaynaklarıyla gerçekleştirmiş, faydalandığı kalemlerde de karşılığında istihdam etmesi gereken mühendis sayısının çok daha fazlasını yerine getirmiş, öz kaynaklarla ortaya koyduğu şeylerde birkaç kalemden faydalanmışsa da faydalanan 3-4 firma daha var." ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik, "Bu işler çok şeffaf olmayabilir. Yarın bir gün biz bunlara bakacağız." şeklindeki ifadelerin iyi niyetli olmadığını söyledi.

Konunun tanışıklıkla, yakınlıkla, uzaklıkla alakasının bulunmadığının altını çizen Çelik, "Bu AK Parti'nin kazanımı değil, bu Türkiye'nin kazanımı, bu dost milletlerin kazanımı, bu dünyada barışı korumak isteyen herkesin kazanımı. Buna bu çerçeveden bakılması gerekiyor." diye konuştu.

"Tekelci davranıyorlar, rekabete açık değiller." şeklindeki ifadelere değinen Çelik, "Bırakın Türkiye'de, dünyada rekabete açık bir firma. Türkiye'de zaten rekabete açık." değerlendirmesinde bulundu. Çelik, şöyle devam etti:

"Biz bütün bu sözlerin, tüm bu davranışların karşısında dururuz. Geçmişte bu milli kabiliyetlere sahip olmamızı engellemeye çalışanların hangi mekanizmalar ve hangi siyasi bağlamlarda engellemeye çalıştığı bugün apaçık ortadadır. Bugün bunların yenilerinin oluşmasına asla müsaade etmeyiz. Hiçbir şekilde buna geçit vermeyiz. Yani masadaki ortaklarından bir diğeri CHP, bir gün esnafı, bir gün başkalarını, bir gün başka toplum kesimini, bir gün öğretmenleri hedef alıyor. Şimdi Türkiye'nin milli savunmasındaki en önemli kabiliyetleri, masa tarafından hedef alınıyor. Bu hiçbir şekilde kabul edilemez."

"SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ TEHDİT EDEN TÜRKİYE DEĞİLDİR, TERÖR ÖRGÜTLERİDİR"

Ömer Çelik, Suriye Dışişleri Bakanının, "İşgal kaldırılmadan Türkiye ile normal ilişkilere dönmekten bahsetmek mümkün değil." şeklindeki açıklamaları ve "Ankara-Şam hattındaki normalleşme süreci" ile ilgili son durumun sorulması üzerine, sürecin kendi seyrinde işlediğini ifade etti.

Belli birtakım çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu dile getiren Çelik, şöyle konuştu:

"Onlar tamamlandığı zaman Dışişleri Bakanları da bir araya gelecekler. Suriye'deki muhataplarımıza söylemek istediğim şudur; onlar için esas tehdit terör örgütleridir. Türkiye Cumhuriyeti, onlar için bir tehdit değildir. Suriye'nin toprak bütünlüğünü en güçlü şekilde savunuyoruz. Arzu ettiğimiz şey, Suriye'nin içerisinde bir çatışma olmaması, kan dökülmemesi, terör örgütlerinin orada fiili devletçikler kurmaması, Suriye halkının anayasal süreçleri işleterek siyasi çözümlerle kendi geleceğini görmesidir. Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehdit eden Türkiye değildir, terör örgütleridir. Türkiye, o terör örgütleri Suriye içerisinde yerleşip Türkiye Cumhuriyeti'nin milli güvenliğini tehdit etmeye başladığı zaman bu müdahaleyi gerçekleştirmiştir. Yaptığımız bütün müdahaleler hukuka uygundur. Bugün yapılması gereken şey şudur; hem bu siyasi müzakereleri ilerletmek hem de Suriye topraklarının terör örgütlerinden temizlenmesi için Suriye ile ortak mekanizmaları hayata geçirmek. Bütün bu süreçte bizim deneyimimiz var. Birtakım aşırı cümleler kurulur, maksadını aşan cümleler de kurulur ama diplomasi hattını sağlam tutmak lazım, işbirliği hattını sağlam tutmak lazım. İrademiz o yöndedir. Türkiye orada işgalci değildir."

"CUMHUR İTTİFAKI, MİLLETİN GELECEĞİ İÇİN ORTAYA ÇIKMIŞ BİR İRADE"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ittifakların genişleyebileceği yönündeki açıklamasına, AK Parti'nin HÜDAPAR'la görüşmesine ve Cumhur İttifakı'nın diğer siyasi partilerle büyümesinin söz konusu olup olmadığına ilişkin sorular üzerine Çelik, Cumhur İttifakı'nın, milletin geleceği için ortaya çıkmış bir irade olduğunu belirtti.

AK Parti ve HÜDAPAR arasında görüşmelerin halen devam ettiğini bildiren Çelik, "Henüz sonuçlanmış bir aşamada değiliz, bu aşamaya geldiğimizde de ben size gereken açıklamayı yaparım. Şu anda görüşmeler gayet olumlu, kendi seyri içerisinde devam etmektedir." diye konuştu.

Çelik, altılı masadaki tartışmalara yönelik soru üzerine, "altılı masa tarafından Türkiye'ye önerilen anayasal modelin, altılı masanın iradesi dışında adım atamayacak Cumhurbaşkanı modelinin demokratik sonuçlar doğurmayacağını, demokrasiyi felç edeceğini; yasama, yürütme, yargı açısından da herhangi bir güçlendirmeye sonuç vermeyeceğini" ifade etti ve "Buradan bir demokrasi çıkmaz, sadece bir vesayet çıkar temelinde." dedi.

HDP'nin kapatılması durumunda seçime DEVA Partisi'nin çatısı altında girebileceği yönündeki tartışmaların anımsatıldığı Çelik, "Kim, kiminle, nasıl seçim ittifakı yapar, kimin listesinden girer? Onu ortaya çıktığı zaman değerlendirmek lazım. Ama millete herkesin vermesi gereken bir hesap vardır. O da şudur; gizli ittifak olmaz, kapalı kapılar ardında ittifak olmaz. Bu ittifakın 6 üyesi varsa 6 üyesi, 7 üyesi varsa 7, 8 üyesi varsa 8 üyesi, bunları açıklıkla paylaşmak lazım." değerlendirmesini