Adı, Hatuniye olarak geçmekle birlikte Mardin'in Artuklu ilçesine bağlı Gül Mahallesi'nde yer alan Hatuniye Medresesi, tarihi boyunca fazla müdahale görmüş ve orijinal durumundan çok şey kaybetmiştir.

Hatuniye Medresesi'nin bir kısmı bugün cami olarak kullanılmaktadır. Mardin Artuklu Hükümdarı 2'nci Kutbüddin İlgazi'nin (1176-1184) annesi Sıttı Radviyye tarafından yaptırılmış ve vakfiyesi 602 (1206) yılında kıble cephesine kazdırılmıştır. Kutbüddin İlgazi'nin de bu medreseye gömülü olduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Nitekim mihraplı ana eyvanın doğusunda tromplu kubbe ile örtülü ve mihraplı türbe mekânında iki sanduka bulunmaktadır. Türbedeki taş işçiliği ana eyvandaki gibi dikkat çekicidir.

İki eyvanlı ve revaklı avlusu iki katlı bir medrese olarak düzenlenen yapı esas itibariyle son derecede olgun bir plan şeması arz eder. Günümüzde ana eyvanın batısındaki odadan geçilen dolaylı bir girişe sahiptir. Vakfiye kitabesi de dâhil olmak üzere beton bir ara kat ve balkonlar eklenmiş olan bu bölümden, ana eyvanın arkasındaki revakı içine alacak biçimde bir duvar çekilerek bu kısımlar mescide çevrilmiştir.

Gerek ana eyvanda gerekse türbedeki ince taş işçiliği sergileyen mihraplar da çeşitli boyalarla kaplanmış durumdadır. Bütün bu müdahale ve değişikliklere rağmen yapı Anadolu'nun en erken tarihli iki katlı, revaklı avlusunun üzeri açık, iki eyvanlı medresesi olarak mimarlık tarihi içindeki özel yerini korumaktadır.

Hatuniye Medresesi'nin tarihçesi hakkında bilgi veren Mardin Medreseler Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı İbrahim Yüksel, "1186 yılında inşaatına başlanan bu tarihi mekân, Artuklu Devlet Başkanı Kutbettin İlgazi'nin devlet başkanlığı döneminde inşaatına başlanmış ve Nasruddin Ahmet Artuk Aslan döneminde tamamlanmıştır. 1071'den sonra Anadolu'da kurulan ilk şehir olan Mardin'de sadece bu medeniyetin kurduğu ilk şehir yapısı değil, bu şehir yapısında kurulan müesseselerin, kurumların, mimari yapıların da birçoğunda bu ilklere rastlayabiliyoruz. Burası Hatuniye Medresesi. Kutbüddin İlgazi'nin annesi Sıttı Radviyye tarafından yaptırılan ve kadınlara özel bir eğitim kurumu olarak inşa edilen tarihi bir yapıdır. Bu medeniyetin ilki olma özelliğini taşır. Hatuniye Medresesi'nin inşaatı 1206 yılında Nasiruddin Ahmet Artuk Aslan döneminde tamamlanıyor." ifadelerini kullandı.

"Hatuniye Medresesi, kutsal emanetlerin de mekânı olan bir yapıdır"

Tarihi medresede aynı zamanda Hazreti Ömer döneminde Kudüs'ten getirilen kutsal emanetlerin de bulunduğunu belirten Yüksel, "Hatuniye Medresesi aynı zamanda Artukluların Kudüs Valiliği'nden sonra Mardin'e dönüşlerinin izlerini de taşımaktadır. Emineddin Sökmen Bey son Kudüs Valisi olarak Kudüs'ün Fatimilerin daha sonra Haçlıların eline geçmesiyle Mardin'e dönmek zorunda kalışı döneminde buraya kutsal emanetleri de getiriyor. Mesela Hazreti Ömer döneminde Kudüs'e hediye edilen Kadem-i Şerif, Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın ayak izi, Kudüs'ün o karışıklık döneminde emniyete alınması amacıyla Kudüs'ten alınıyor ve Mardin'e getirilip bu medresede muhafaza ediliyor. Hatuniye Medresesi, kutsal emanetlerin de mekânı olan bir yapıdır. Orijinal bir kadem-i şeriftir. Hazreti Ömer'in Kudüs Fethi'nde hediye ettiği bir kutsal emanettir ve Mardin'de bu medresede muhafaza ediliyor. Medeniyetimizin kadınlara verdiği önem ve kadınların eğitimine verdiği önem açısından somut bir yapıdır burası. Medeniyetimizin şeref levhasıdır." şeklinde ifade etti.

Günümüzde varlığını devam ettiren Hatuniye Medresesi'ndeki sorunları dile getiren Yüksel, "1206 yılından itibaren kadınlara, kadınların eğitimine ayrılan muhteşem bir yapı ve medeniyetimizin, dinimizin en kutsal emanetlerinin de muhafaza edildiği bir mekân. Günümüze kadar korunmuş, koruna gelmiştir. Çok şükür insanımız hala duyarlıdır, bu konuda korunmaya da devam ediyor. Fakat zaman zaman bazı sıkıntılarla da karşılaşıyoruz. 2007 yılında bu yapı bir hayırsever iş adamımız tarafından restore edildi. Bu medresenin ilklerinden biri de iki katlı medrese yapısı olma özelliğine sahip. Üst kattaki odalar maalesef özel mülkiyete geçmiş durumda. Özel mülkiyete geçmiş yapılardan birisini o restorasyonu yapan hayırsever iş adamımız kendi imkânlarıyla satın alıp tapusunu Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne devretti. Üst katın da açılıp medreseye eklenmesi niyetiyle. Fakat maalesef 16 yıldır bu işlem gerçekleştirilemedi. 16 yıldır sürüncemede kalan bir konu. Acilen diğer özel mülkiyetteki tapuların da alınıp mevcut tapuların da medrese avlusuna açılması gerekiyor. Bu konuda Vakıflar Bölge Müdürlüğümüzün ve Vakıflar Genel Müdürlüğünüzün daha yakın takip etmelerini, bu konuya daha fazla eğilmelerini rica ediyoruz ve bekliyoruz." şeklinde aktardı.

"Mardin'de toplamda tespit edilen 3 Hatuniye Medresesi mevcut"

Mardin'de genel olarak varlığı bilinen Hatuniye Medresesi sayısı ve mekanları hakkında bilgi aktaran Yüksel, "Kadınlara özel medreseler bakımından Mardin'de iki tanesine daha rastlıyoruz. Artuklulardan sonra Akkoyunlular döneminde, Akkoyunlu Devlet Başkanı Kasım Bey'in kız kardeşinin yaptırdığı iki Hatuniye Medresesi daha var. Biri Artuklu ilçesinde şu anki ismiyle Teker Mahallesi'nde camisi açık ama medrese kısmının restore edilip ziyarete açılmasına ihtiyaç var. İkinci medreseyi de Hatice Sultan Nusaybin ilçesinde inşa ediyor. Zeynel Abidin Külliyesi içerisinde olan Hatuniye Medresesi, restore edilmiş vaziyette olup ayakta kalmaya devam ediyor. Toplamda Mardin'de tespit edilen 3 Hatuniye Medresesi mevcut. Ancak hala isimleriyle, konumlarıyla kayıp olan medreselerimiz var. Kaybolan medreseler arasında başka bir Hatuniye Medresesi de çıkabilir. Son bin yıllık tarihimizde kadınlara özel 3 medrese, üniversite mesabesinde 3 tane okul tespit etmiş durumdayız. Hatuniye denmesinin sebebi; 'Hatuniye' genel bir tabir olup kadın okulu anlamına gelmektedir." ifadelerini kullandı. (İLKHA)

Kaynak: ilkha