banner56

Çocukları Hakem Yapmayın!

banner95
Çocukları Hakem Yapmayın!
banner112

Bir gün onların da psikologlara başvuracakları hiç akıllarına gelmezdi. Ama ne çare, oğulları Tayfun onları bu hallere düşürmüştü işte. 

Ayla hanım, suçun kocasında olduğundan emindi. 

- Sonunda olacağı buydu işte. Çocuğun psikolojisini bozdun. Evde devamlı kavga huzursuzluk olunca çocuk evi terk etti. 

Tanju bey de karısına ters ters baktı. 

- Şimdi ben mi suçlu oldum? Bir gün bile huzur vermeyen asıl sensin! 

Yine bir kavgaya başlayacaklardı ki psikolog Emrullah bey sözlerini kesti. 

- Şimdi bunları bırakalım da, olay nasıl oldu onu anlatın. 

Ayla hanım, kocasına baktı. O ise pek umursamadı. Bunun üzerine söze başladı: 

- Tayfun neden böyle bir tepki gösterdi hiç anlamadık. Oysa biz kendi aramızdaki sorunları ona yansıtmamaya çalışıyorduk. Onun psikolojisi bozulmasın, derslerine çalışsın diye odasına gönderiyorduk. 

Kocası alaycı bir şekilde güldü: 

- Bırak bunları. O artık küçük bir çocuk değil. Sanki tartışmalarımızı odasından duymuyor muydu? 

İkisi de sustu. Emrullah bey, 

- O halde ben en iyisi Tayfun’a sorayım. Neden evi terk ettin? 

- Çünkü bıktım. Hiçbir konuda anlaşamıyorlar. Üstelik beni aralarında hakemlik yapmaya mecbur ediyorlar. Ben annemle babamdan birini seçmek zorunda mıyım? Bana kalsa ikisi de haksız zaten.

- Peki evden kaçınca nereye gittin? 

- Arkadaşım Hasanlara gittim. Onların evinde hiç kavga gürültü yok. Ne zaman ders çalışmaya gitsem görüyorum, anne babası hiç kavga etmiyorlar. 

Çocuk Evde Güven Hissetmeli 

Anne babanın çocukların yanında sık sık kavga etmesi, çocukların evle ilgili duygularını olumsuz etkiliyor. Bilhassa kavga sırasında ses tonu yükseliyor, tehditler savruluyorsa çocuk kendisini güvende hissetmiyor. 

Eğer kavgalar zaman zaman fiziki şiddete kadar uzanıyorsa çocuk yine olacak diye kendisini tehdit altında hissediyor. Ses tonu yükseldikçe, tehditler savruldukça işlerin daha da kötüye gideceğinden endişe duyuyor. 

Kendisini bu şekilde korku, endişe ve gerginlik içinde hisseden bir çocuğa yapılacak en yanlış hareket onu anne baba arasında hakem olmaya zorlamaktır. 

Çocuklarını hakem olmaya zorlayan anne babalar genellikle, haklı çıkmaya odaklanmış kişilerdir. Halbuki aile geçiminde mutlu ve uyumlu olmak, haklı olmaktan önemlidir. Aile bir mahkeme salonu değildir. Kimin haklı kimin haksız olduğuna karar verilecek yer değildir. Çocuğa asla haklıya haksıza karar verecek olan hakim rolü yüklenemez. 

Bilhassa küçük yaşlardaki çocuklar, devamlı şefkatlerine muhtaç durumda bulunduğu ebeveynini böyle bir davranış içinde görmekten fazlasıyla huzursuz olurlar. Çünkü onlar anne babalarının devamlı merhametine muhtaçtır. Onların sevgisini kaybetmek istemezler. Bu sebeple taraf tutmak ve bir tarafın sevgisini riske atmak istemezler. 

Huzursuzluğu Tırmandırmayın 

Yapılan araştırmalara göre, kavgaların uzayıp gitmesine sebep olan, olumsuz bir takım davranış tarzları vardır. Mesela taraflardan birinin devamlı suçlayıcı olması, eski defterleri açması, geçmiş hataları yüze vurması kavgaların uzamasına sebeptir. 

Bir evde kavga çıkaran veya kavgayı tırmandıran taraf genellikle anneyse, söz ve davranışlarıyla babanın şahsiyetini rencide ediyorsa, çocuklar annelerinin şahsında aileye karşı olumsuz duygular geliştireceklerdir. Çünkü anne, ailede huzurun temelidir. 

Annenin huzursuz ve geçimsiz bir karakterde olması, çocuğun aileye bakışını olumsuz etkiler. Erkek çocuklar bir an önce aile ortamından kurtulmak isteyebilir. İlerde de genellikle aile kurmayı istemeyeceklerdir. Kızlar da huzursuz ortamdan dolayı annelerine karşı öfke hissedecek ve hayata kötü hatıralarla başlayacaklardır. 

Ailede geçimsizlik çocukların başka problemlerini de tetikler. Mesela bazı çocuklar, anne babasının dırdırı yüzünden derslerine odaklanamaz. Bu evliliğin boşanma ile sonuçlanması ihtimali çocuğun kendi geleceği hakkında endişe duymasına sebep olur. 

Bazen evliliğin geleceğinden endişe duyan ama bu duruma bir çare bulamayan çocukta kendini bu gerginlikten uzak tutma çabası ortaya çıkar. Mesela çocuk görmezden duymazdan gelme, yokmuş gibi davranma, içine atma ve duygusal donuklaşma haline girebilir. Çünkü çocuk nasıl sonuç vereceğini bilemediğinden tepkisini göstermeye çekinir. Yaşadığı olaylara sağlıklı bir tepki vermeyen, ürkek ve duygusal donukluk içinde kişilik yapısı ortaya çıkabilir. 

Kimlik Gelişimini Bozuyor 

Aile geçimsizliği şiddetli boyutlara ulaştığı takdirde çocukların kimlik ve kişilik gelişimini de bozabilir. Eğer taraflardan biri diğerini aşağılıyor veya fiziki şiddet uyguluyorsa, çocuklar ezilen tarafa karşı acıma hissi, ezen tarafa da şiddetli bir şekilde kin ve nefret duyacaklardır. Bu kişi çocuklarına karşı da sert davranıyorsa, ezilene karşı duyulan merhamet onunla özdeşlik kurmaya sebep olacaktır. 

Bu durumda çocuk erkekse ve babasını acımasız, nefret ettirici davranışlar içinde görüyorsa annesine yaklaşacak ama babasını örnek almakta zorlanıp, erkek kimliğini geliştirmekte zorlanacaktır. 

Çocuk kızsa babasından ve erkeklerden ürkecek, annesine ve bütün kadınlara acıyacak, kendisinin de ileride böyle acı çekeceğini düşünerek ümitsizliğe kapılacak, yine sağlıklı bir kişilik geliştiremeyecektir. Çoğu zaman sert davranışlar sergileyen babaların çocukları özgüvensiz, korku dolu, sosyal fobiye yatkın, içine kapanık olurlar. 

Çocukları Kullanmayın 

Bazen anne babalardan biri, çocukları diğerine karşı kışkırtmak için hakemlik yapmaya yönlendirir. Çocukları bu şekilde araç gibi kullanmak onlara karşı çok büyük haksızlıktır. 

Bazı ebeveynler boşanmadan sonra da çocukları diğer ebeveyn aleyhine kışkırtmaya çalışır. Yaşanan olaylardan dolayı suçlar ve çocuğun diğer ebeveyn ile ilişkisini sürekli zehirler. Çocukları anne baba arasındaki anlaşmazlık konularının dışında tutmalıdır. 
Elbette zaman zaman her ailede anlaşmazlıklar ve tartışmalar olabilir. Önemli olan anlaşmazlıkları mümkün olduğu kadar çözüme kavuşturmaktır.

Anne babalar çocukların her konuda örneğidir. Bir çocuk anlaşmazlıkları nasıl çözebileceğini de anne babasından öğrenir. Bu yüzden çocuklarımıza tartışmaları güzel bir sonuca bağlamayı da öğretmeliyiz.

Çocuklar hem anne merhametine hem de babanın sağladığı güven ve himayeye muhtaçtır. Anne babalar anlaşmazlıkları varsa bunu en güzel bir yolla kendi aralarında çözmelidir. Çocukları birbirlerine karşı kullanmaya kalkmamalıdır. Bu çocuğa karşı da diğer eşe karşı da kul hakkıdır. 

Problem Çözme Sanatı

Karı kocalar birbirlerinin huyunu öğrenmeye çalışmalı, kızacağı şeylere dikkat etmelidir. Bilhassa hanımlar evin huzurundan kendini sorumlu hissetmelidir. Kocasını rencide edecek ses tonu, konuşma tarzı ve davranışlardan kaçınmalıdır. 

Beyler de sorumluluklarını yerine getirerek evin düzenini sağlamalıdır. Kötü alışkanlıklar, ihmalcilik, sorumsuzluk ailede kavgaya doğal olarak zemin hazırlar. Sorumsuz ve yanlış alışkanlıkları olan bir adam aile içinde saygı kazanamaz. 

Büyük problemler olmadığı sürece ufak tefek meselelerdeki anlaşmazlıkları büyütmemelidir. Hanımlar kendilerini üzen durumları nazikçe ve beylerinin şefkatini celbedecek bir üslupla söylemelidir. Beyler de isteklerini sakin ve kararlı bir şekilde ifade etmeli, gereksiz öfkeye kapılmamalıdır.

Karı kocalar öfkeli veya duygusal oldukları sıralarda konuşmaktan kaçınmalıdır. O hislerin etkisiyle konuşma amacından öteye geçip uç noktalara gidebilir. 

Gerginlik anlarında susup, sakinleşinceye kadar başka konularla ilgilenelim. Biraz sakinleşince aslında ortada o kadar büyütecek bir şey olmadığını görebiliriz. 

Bir meseleyi en güzel ve doğru üslupta nasıl konuşup halledebileceğimizi önceden düşünüp planlayalım. Muhatabımızın sinirli, yorgun olduğu zamanlarında problemli konuları açmayalım. Uygun zamanı kollayarak, güzelce konuşalım. Böylece çocuklarımıza problem çözme sanatını öğretelim.

Güncelleme Tarihi: 30 Ekim 2018, 14:04
YORUM EKLE
banner64
SIRADAKİ HABER