banner54

Çocuklar Neden Argo ve Küfürlü Konuşur?

banner94
Çocuklar Neden Argo ve Küfürlü Konuşur?
banner112

Emre elinde poşetlerle dar bir sokağa girdi. Oturduğu ev, bu sokaktaki eski bir apartman dairesiydi. Her zaman olduğu gibi çocuklarla sokağın girişinde top oynuyorlardı. Şefkatle baktı onlara. 

Bir zamanlar o da böyle arkadaşlarıyla sokakta oynardı. Yaşadıkları mahallede, park veya spor alanları yoktu. Her yoksul mahalle çocuğu gibi o da sokakta oynardı. 

Mahallenin çocukları kendilerini oyuna iyice kaptırmışlardı. Bir taraf beşinci golünü atmıştı. O tarafın oyuncuları çok sevindiler. Heyecanla tezahürat yaptılar. Bu durum diğer tarafı biraz öfkelendirmişti. Oldukça hırslandılar. Oyuna devam ettikleri sırada karşı takımın oyuncusuyla itişip kakışmaya başladılar. Çok geçmeden aralarında kavga çıktı. 

Çocuklardan biri diğerine, 

- Sen kurallara uymuyorsun! Dedi. O ise, 

- Yeniliyoruz diye bozulmaya gerek yok! Diye cevap verdi. Derken kavga iyice kızıştı. Çocuklardan biri öfkeye kapılıp okkalı bir küfür etti. 

Emre bu çirkin sözü duyunca birden kötü hissetmişti. Böyle çirkin sözler söylendiği vakit babası hemen kaşlarını çatardı. O da hemen sözü söyleyen çocuğa dönüp: 

- Ne kadar ayıp! O söylediğin lafın manasını biliyor musun sen? Dedi. 

Çocuk bu ikaz üzerine şaşkınlıkla baktı. Belli ki ağız alışkanlığıyla söyleyiverdiği o çirkin sözün manasını bilmiyordu. 

- Zaten bilsen söylemezdin, dedi, Emre. Bir daha da söyleme bence! 

Mahallenin çocukları birbiri ardınca söze karıştı. 

- Zaten biz söylemiyoruz ağabey. Hep o söylüyor! dediler. 

Emre:

- Çocuklar, bakın, o sözlerin manası çok çirkin! O sözü söylemek asla sizin gibi akıllı çocuklara yakışmaz. Artık arkadaşınız da söylemeyecek, öyle değil mi? 

Çocuk,

- Ama haksızlık yapıyorlar! Diye kendini savunmaya çalıştı. 

Emre: 

- Bakın çocuklar, bu alt tarafı bir oyundur. Bu kadar kendinizi kaptırmanıza gerek yok. Bir gün bir taraf yener, diğer gün öbür taraf. Asıl marifet yendiğiniz zaman da başarıyı hazmetmek, yenildiğiniz zaman da kabullenmek. Bunlar önemli değil, arkadaşlığınız önemli… 

Çocuklar; 

- Haklısın emre ağabey dediler ve o evine yürüyüp giderken oyunlarına devam ettiler. 


Çocuklar Neden Küfürlü Konuşur? 

Bazı çocuklarda görülen küfürlü konuşmaların başlıca nedenleri şunlardır: 

1- Öfkeyi kontrol edemeyip ağzından kaçırma. 

Çocuklarımızın mizaçları farklı farklıdır. Bazı çocuklar daha öfkelidir. Sanki her an kavga etmeye hazır durumdadır. Oyun oynarken aniden kavga etmeye, kaba ve çirkin sözler konuşmaya başlar. Sadece belli bir kişiyle değil, hiç kimseyle anlaşamaz ve geçinemez. Bu anne babaları zor durumda bırakan, hatta mahcup eden bir durumdur. Çocuklara öfkesini kontrol etmeyi, hakkını savunurken dahi güzel bir üslupla savunmayı öğretmeliyiz. Öfkeyi dışa vurmanın aracı olarak o çirkin sözleri kullanmasının yanlış olduğunu anlatırken aynı zamanda öfkesini nasıl kontrol edeceğini ve hakkını nasıl savunabileceğini de anlatmalıyız. 

2- Dikkat çekmekten veya yetişkinleri şaşırtmaktan zevk alma. 

Bazı anne babalar farkında olmadan çocuklarını ayıp ve çirkin konuşmaya teşvik eder. Bu bazen çocuğun argo ve küfürlü konuşmasından keyif alma, gülümseme, hoşlanmışçasına bir şaşırma ifadesi şeklinde olur. 

Bazen çocuğa başkalarının yanında göstermelik bir şekilde “Ayıp oğlum, ne biçim konuşuyorsun!” denilse de, bir yandan da anne veya babanın gözleri parlar. Çocuk söylenen söze değil o yüzdeki ifadeye dikkat eder. İşte çocuklarımıza böyle çelişkili mesajlar gönderirsek küfretmeyi marifet zannedebilirler. 

Çocuğun küfretmesi komik gelse bile gülmeyelim. Yüzümüzü başka tarafa çevirip, asık suratla ilgisiz kalalım. Bunun hoş bir tarafı olmadığını, asla kabul etmediğimizi belli edelim. 

3- Anne babanın kötü örnek olması. 

Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da çocukların birinci örneği anne babadır. Mesela bir baba, trafikte birine kızınca veya başka bir kızgınlık anında kendince basit gördüğü kötü sözleri söyler. Bazen de baba açıkça söylemez ama üstü kapalı söyler mesela küfürlü sözün bir kısmını ağzından kaçırmış gibi söyler. Çocuk da öfkelenince böyle sözler söyleneceğini öğrenir. Çocuk sokakta o sözlerden daha beterini öğrendikçe onları da kullanır. Bu sebeple üstü kapalı veya hafif değiştirilmiş de olsa asla küfürlü konuşmayalım. 

Kendimize öfkeyi dışa vurma ifadesi olarak uygun sözler seçelim. Mesela “Allah akıl fikir versin!” “Sübhanallah! Bu ne biçim iş!” “Seni Allah'a havale ediyorum!” gibi… 

4- Manasını bilmediği için, merak ettiği için, neden yasaklandığını anlamak için. 

Bazen çocuklar çirkin sözlerin manasını merak eder. Müstehcen manası olan sözlerin gerçek manasını bilmedikleri için, onların neden yasaklandığını anlamak ister. Özellikle yaşça küçük çocukların ısrarla yasaklanan bir sözü söylediği olur. Ona kısaca o sözün ayıp olduğunu anlatmalıdır. 

Çocuğun günümüzde ister istemez birçok tesire maruz kaldığını düşünürsek, her şeyi saklamak mümkün olmayacaktır. Çocuklara merak ettiği bilgileri doğru bir metotla öğretmek gerekir. 

5- Yetişkinlik sembolü olarak görmek 

Bazı muhitlerde yetişkin erkeklerin çoğu küfürlü konuşur. Orada yetişen bir çocuk bunu büyümenin alameti gibi görür. Araştırmalar, küçükken kavgacı ve ağzı bozuk olan çocukların büyüdüklerinde de aynı davranışı sürdürdüğünü gösteriyor. Böyle muhitlerde çocuk yetiştirmemeye dikkat etmelidir. 

İmkanlar elverdiği ölçüde çocuğa iyi bir okul ve çevre seçmeye çalışmalıdır. Bilhassa dini, ahlaki eğitim alabileceği bir ortam sunmaya dikkat etmelidir. 

6- İnternet ortamlarında küfürlü dilin yaygın olması. 

Çocuklar günümüzde internette çok zaman geçirmektedir. İnternet ve dijital oyun sitelerinde argo ve küfürlü konuşmaların yaygınlaşması, çocuklarda ağzı bozukluk eğilimini tahrik ediyor. Eski zamanlarda nadiren görülen bu tablolar her geçen gün yaygınlaşıyor. 
Çocuklarımız internette kimlerle görüşüyor, kimlerden etkileniyor, öğrenmeye çalışmalıyız. Mümkün olduğu kadar onlarla iyi ilişkiler kurmalıyız. İyi örnekler edinmesine gayret etmeliyiz. 

7- Küfürlü konuşmanın neticelerini bilmemesi. 

Yetişkinlerin bile birçoğu ağızdan çıkan sözlerin bir mesuliyeti olduğunu bilmiyor. Çocuklar nereden bilsin? Onlara bu sözleri kullanmanın dünya ve ahirette kötü neticeleri olduğunu öğretmek gerekir. 

Sadece kızmak, azarlamak yetmez, karşımıza alıp ne gibi sonuçları olduğunu anlatmak gerekir. Kişinin ağzından çıkan sözle itibar kazanıp kaybettiğini, dünya ve ahirette hesap sebebi olduğunu kavramaları gerekir. 

Argo, müstehcen, kaba saba ve küfürlü konuşmalar, insanın kötü çevrede yetişmiş, seviyesiz biri olduğunu gösterir. Böyle kimselerle muhatap oldukça insanın ahlakı bozulur. Bu sebeple böyle kimselerden ve onların ahlakından uzak durmalıdır.

Konuşmanın Edebi 

Gönül meyvelerimiz, evlatlarımızı İslam ahlakıyla yetiştirmek bir Müslümanın en önemli vazifelerinden biridir. Güzel ahlakın temeli çocuklukta atılır. Bu sebeple çocuklarda görülen olumsuz davranışlara göz yumulmamalı, güzel davranması istenmelidir. 

Modern denilen eğitim ise çocuklara hayatta hiç lazım olmayacak bilgileri yüklüyor ama en lüzumlu bilgiyi vermiyor. Çocuklara nefis terbiyesi öğretilmediği için, bu terbiyeyi vermek anne babalara düşüyor. 

Konuşmanın da bir edebi vardır. Bir müslüman ağzından çıkan söze dikkat etmelidir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem:

“Mümin çekiştiren, lanetleyen, kaba sözlü ve ağzı bozuk değildir” (Tirmizî, Birr, 48.) buyurmuştur.

İnsanlara çirkin sözler söylemek, adeta onun malını çalmak, canını yakmak gibi bir kul hakkı ihlalidir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem: 

"Müslümana sövmek fâsıklıktır." (Nesâî; Tahrimu'd-Dem, 27) buyurarak bundan sakınmayı emretmiştir. 

Hatta birisi kışkırtıcı şekilde davranacak ve konuşacak olsa bile aynı üslupla cevap vermek müslümana yakışmaz. Müslüman öfkelendiği zamanlarda da kendine hakim olmalıdır. Hakkını savunmak istediği zaman dahi güzel bir üslupla savunmalıdır. 

Eğer bir kimseye sataşma olursa, kendisine sataşılan kişi kötü bir karşılık vermezse, günah ilk sataşanın üzerinde kalır. Allah Rasulü aleyhisselatu vesselam buyuruyor ki: 

“Sövülen iki kimsenin söyledikleri sözün günâhı; sövülen hududu aşmadıkça, ilk söze başlayan üzerinedir." (Müslim Birr, 68);

Resulullah zamanında iki adam arasında karşılıklı sövme oldu: Bunlardan biri sövdü, diğeri sustu. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem de oturuyordu. Sonra diğeri aynı sözü geri çevirdi. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselatu vesselam kalktı ve meclisten dışarıya çıktı. "Niçin kalktın?" diye sorulunca,

“Melekler kalktı, ben de onlarla beraber kalktım. Bu sövülen, sükût ettiği müddet, melekler buna sövene, sözü geri çeviriyorlardı. Ne zaman ki bu adam, sövenin sözünü geri çevirdi, melekler kalktı, gitti,” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb, II, 572)

Kişi dilinin altında gizlidir. Bu sebeple bir müslüman, konuşma edebiyle de mümtaz ve muteber bir kişi olmalıdır. Ağzından çıkan sözle insan kendi kalitesini ortaya koyar. 

Allah-u Zülcelâl mümin kulunun her bakımdan tertemiz ve düzgün ahlaklı olmasından razı oluyor. Düşük ahlaklı, seviyesiz davranışlardan razı olmuyor. İşte çocuğumuza bunu anlatmalıyız. 

Aslında öfkeli çocukların çoğu, hırslı, tutkulu, şahsiyetine düşkün kişiler olmaya namzettir. Hayatta başarılı olan kişilerin çoğu böyle cesaretli ve atılgan kişilerden çıkar. Yeter ki biz onların o güçlü duygularını iyi amaçlara yönlendirebilelim. 

Çoğu zaman büyük kahramanlar da çocukluklarında hareketli, kim ne derse desin doğru bildiğinden vazgeçmeyen, hayatını kendi kararlarıyla şekillendirmek isteyen kişilerdir. Ancak onlar bu kuvvetli iradelerini iyi yönde kullanmışlardır. Kendilerine aşılanan yüksek gayelere ulaşırken zorluklarla karşılaşsa da yılmamış, sarsılmamış, kararlı adımlarla hedeflerine yürümüşlerdir. 

Öfkeye eğilimli, hırslı ve tutkulu çocukların kendilerine ilham verecek, güzel örnek olabilecek şahsiyetlerin rehberliğine ihtiyacı var. Onlara amaç gösterip kendilerini ispatlamaları için fırsat vermemiz gerekiyor. Onlara bunu sunabilirsek kabiliyetlerini değerlendirip, kendini yetiştirince zaten kötü davranışlardan uzak kalacaklardır.

YORUM EKLE
banner62
SIRADAKİ HABER