Vuslata giden ayrılık acısı...

O’nun ayrılığını anlatan nice şiirler yazıldı. Kendince anlattı, tüm şairler…
“Çok acı,” dediler.
“Ölümden beter,” dediler.
O ayrılık, derya denizdi oysaki. Kendi kovaları ile doldurdular, kendi cümlelerini kurdular ama ne yazık ki, layıkıyla kimse yazamadı onun ayrılığını; okuyanlar da hakkıyla anlayamadı.
Bir deryayı nasıl sığdırabilirdik ki, bir cümleyle satırlarımıza?
Ne zaman anlayacaktık “En Kıymetli”mizin değerini?
Öyle bir gidişti ki, yürekleri yakarak, maşukların gönlüne koca kâinatı öksüz bırakarak gitmişti.
İlk anda vurgun yiyen efendiler, acısını doğduğunda hisseden kardeşler bırakarak. 
Olsaydı, dedik anıldığında, keşke aramızda olsaydı da ayaklarında bir toz tanesi olabilseydik.
Bunları söyledik ardından dönüp de kalplerimizi yoklamadan kurduk bu cümleleri. O iman var mıydı bizde? demeden.
Feda edebilecek miydik her şeyimizi O’nun yolunda?
Belki çok sevdik, özledik ama gereğini yapmadık.
Sevmek neydi?
Sadece, “Seviyorum,” mu demekti?
Adı anıldığında hüzünlenmek ya da gözyaşı dökmek miydi? Değildi elbet.
Sevmek tanımaktı. Her halini bilmek. Üstün ahlakla ahlaklanmaktı, baş tacı etmekti, sünnet-i seniyyeyi.
Tanımak güvenmekti, “O dediyse doğrudur,” demekti, Hz. Ebubekir sıdkıyla.
Güvenmek bağlanmaktı Ashab-ı güzin efendilerimiz gibi.
Bağlanmak yanmaktı, aşkını yüreklere nakşetmekti.
Kuru kuru sevmek olmazdı ki, olamazdı. Bu gönüller muhtaç, bu gönüller İlahi nura sevdalı.
Nefsi dünyaya feda edecek ki, sadece seviyorum kısmına takılıp kalmayacak. Sevecek, tanıyacak, güvenecek ve bağlanacak.
Sonra ağlayacak, içli bir duayla… Arşa yükselecek ayrılık acısı.
Haydi! Bir yar sedasıyla kaldır ellerini. Melekler âmin desin dualarına, Mevla’m kabul buyursun bir makam-ı aşkta. Sevda mevsiminde esen dua serinliğini.
Sonra düğüm düğüm olsun boğazın, aşkın nuruyla…
Ağlasan; dinmeyen, konuşsan; yetmeyen bu ayrılığı gönlün derinlerde hissetsin.
Sonra de ki: Hani olur ya anlatmaya söz yetmez, nefes alırsın; aldığın nefesi ciğerlerin hissetmez hani. Dersin ki, yaşıyorum. Belki yaşıyorum ama buna yaşamak denirse.
İşte böyle olsun, sevgimiz ilahi olsun ki, ayrılığımız Dar’us-Selam’da vuslat bulsun.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zehra Angın
Zehra Angın - 3 ay Önce

Açtım ellerimi semaya, “amin” dedi; melekler.
Gördüm gözlerimle seni “ şükür “ dedim Rabbime... Canım Hocam içimi dağladınız.