SAHİ AŞK NEYDİ?

Kırık, dökük bir kalple huzurundayım Rabbim.

Verdiğin emanete sahip çıkamadığımı da içimin derinliklerini de bilirsin.

Derdimi yalnızca sana dökerim. Kul kusurludur ama sen mükemmel görürsün. Sevdikçe büyütürsün her halimi. Kulun başka sevdalara yönelir, ama sen onu beklersin Rabbim.

Tarifsiz bir merhametle beklersin. Aşkın bir beşeri aşktan sonra girermiş kulunun kalbine. Acıdan yakarıştan sonra aşkına mazhar olmak için önce yaratılanı sever bir çift göze meftun olur kulun sonra o gözlerin ardını görür. Sanki ezelden tanır bilir.

Sevdanın ilki yaratılmışadır.

Yanarsın, günah der çekilirsin, 

ama kendine hakim olamazsın.

Bu aşkın vuslatı yoktur. O an istersin kavuşmayı ama vuslat olsa o aşk, onda kalacak Rabbine ulaşmayacak sen sadece uzaktan seveceksin. Rabbine uzak olan kime yakın olmuş, Rabbine yakın kimden uzaklaşmıştır?

Hesabını yapmadan seversin,

düşünürsün hesapsızca; annesi gibi merhametimle sarsam dersin,

babası gibi kanatlarımın altına alsam,

bir kardeş edasıyla karşısında çocuklaşsam dersin.

Arz olsam üzerimde yürüse.

Gökyüzü olsam başını kaldırdığında gözlerine baksam dersin.

Bir çay bardağı olsam bir gün kırılacağımı bile bile dudaklarına dokunsam dersin,

üzerine düşen bir toz tanesi olsam…

İmtihan ya hiçbir şey olamazsın. Ya geç kalmışsındır tanımak için ya da başka hayatlar yaşarsın kimseye söylemeden. İçin için yanarsın, imtihan der susarsın. Tüm bunlar yaşanırken huzura varırsın.

        Değil mi ki dua kulun en mahremidir? Kulun  özel hallerini dile getirişidir dua. Geldim Allah'ım kapındayım deyişidir. Bizi her halimizle kabul eden merhametliler merhametlisinin kapısında, yoruldum Allah'ım, kırıldım Allah'ım, sana geldimlerle başlar yakarış. Gözyaşları  eşlik eder yakarışa, gözler değil tüm beden ağlar. Halbuki kul Rabbini sevmeli, Rabbe yanmalı. İşte o an, o acı, o beşeri aşk, Rabbe yönelir.

Kul ile Rabbe köprü olur,

yol olur,

bağ olur.

En güzeli aşk olur.

Kul yalvarır Beyazıd-ı Bestami edasıyla. Naz makamında, Rabbin huzurunda, aşk neydi? der.

Aşk, Allah'a  kalbi vermekti, diye cevap verir kendine. Neden ağladığını unutur o anda. Artık aşkı yön bulmuştur, aşkı ilahi olmuştur.

Üstün bir edeple sevmenin karşılığıdır ilahi aşk.

Yanmanın da yandığı bir haldir.

Rabbiyle konuşmak için, kulun hitabına mazhar olmak için, acı çektiği, sevdim dediği günleri düşünüp tebessüm etmektir aşk.

Rabbim varken onu sevmenin yüceliğini hissetmekle yücelmektir aşk.

Aşka aşık olmaktır.

Aşkının habibine gönül vermektir.

Aşkın dostlarına yoldaş olmaktır.

Dini mübin’e hizmetçi olmaktır.

Halk için değil; Hak için olmaktır.

Üstün bir edeple seversin Rabbini, haddi aşmadan, gizli gizli seversin. Kalbin yanar ilahi nurdan. Hiçlik kapısı değil midir rabbim senin kapın?

Edep kapısı değil midir?

Al üstümüzden gaflet elbisesini ya Rab! Giydir, edep hırkasını ayırma Sen’den.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Esma kılıç
Esma kılıç - 11 ay Önce

Gerçekten çok güzel bir makale olmuş ellerinize yüreğinize sağlık Yasemince hanım