banner53

PKK, bölgede kanaat önderleri ve aşiret reislerine suikast planlıyor

Gaziantep’te düzenlenen "Seçim Bölge Güvenlik" toplantısında konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, PKK’nin 31 Mart seçimlerinde bölgenin kanaat önderleri, aşiret reisleri gibi kişilere suikast planlandığının istihbaratını aldıklarını söyledi.

banner97
PKK, bölgede kanaat önderleri ve aşiret reislerine suikast planlıyor
banner112

Gaziantep’e gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Seçim Bölge Güvenlik" toplantısına katılarak 11 ilin Valileri, Emniyet Müdürleri ve İl Jandarma Komutanları bir araya geldi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kentteki bir otelde düzenlenen "Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren, Gaziantep, Adana, Antalya, Hatay, Kahramanmaraş, Karaman, Kilis, Konya, Mersin, Niğde, Osmaniye’nin valileri, il emniyet müdürleri ve il jandarma komutanları ile bir araya geldiklerini belirtti.

Bakan Soylu, 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin, Gaziantep'te düzenlenen "Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı"na başkanlık etti. 31 Mart’ta gerçekleştirilecek seçimlerin huzur ve güven içinde geçmesine yönelik gerekli tedbirlerin alındığını belirten Soylu, seçimlerde bütün kolluk kuvvetlerinin görev başında olacağını, 547 bin güvenlik personelinin seçim güvenliğini sağlayacağını açıkladı.

Soylu, "Suriyeliler Hatay'da aday çıkartırsa seçimi kazanacak kadar seçmene sahipler" diyen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş hakkında soruşturma başlatıldığını belirterek, "Bu bölgede Hatay Büyükşehir Başkanı toplumu tahrik etmeye gidiyorsun, sana cevap verdik. Adam ol sen de cevap ver. Ben bakan olarak senin yalan söylediğini ifade ediyorum." dedi.

"Türkiye son 5-6 yıldır olağanüstü zor süreçlerle karşı karşıya kalmıştır"

Yaklaşan yerel seçimin hayırlı olmasını dileyen Soylu, "Her seçimin kendine ait bir anlamı, önemi ve topluma verdiği bir mesajı var. Son 5 yılda gerçekleştirilen 6 seçimin, kendi anlamlarının dışında da istikrar, değişim, gelecek gibi anlam ve tariflere sahiptir. Türkiye son 5-6 yıldır olağanüstü zor süreçlerle karşı karşıya kalmıştır. Terör, göç̧ ve iç̧ istikrara yönelik tehditlerle, darbe girişimleriyle, kirli yapılanmalarla eş zamanlı olarak mücadele etmiştir. Sistem hatalarına karşı bir refleks olarak hükümet modeli üzerinde önemli bir değişim, dönüşüm gerçekleştirmiştir." ifadelerini kullandı.

"Vatandaşımızın hür iradesini sağlamak için çabalıyoruz"

"Sorumluluğumuz her vatandaşımızın özgür şekilde oyunu kullanabilmesini temin etmektir." diyen Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

 "31 Mart yerel seçimleriyle beraber bu kritik dönemin son seçimi gerçekleşecek ve yaklaşık 4,5 yıllık seçim olmayan bir zaman dilimine her beraber gireceğiz. Öncelikle son 5 yılda gerçekleşen 6 seçimde bütün dünyaya, seçimin nasıl güvenlik içerisinde yapılabileceğini gösterdik. Aynı zamanda YSK ile ve tüm devlet mekanizmaları ile birlikte hukukun üstünlüğünü göz önünde bulundurarak bu seçimleri gerçekleştirmek için vatandaşımızın hür iradesini sağlamak konusunda gerçekten büyük bir gayret ortaya koyuyoruz."

"Seçimlerin güvenilirliğine ilişkin kara propagandayı ısrarla sürdürüyorlar"

Her seçimde olduğu gibi bu seçim döneminde de seçimlerin güvenilirliğine ilişkin bir kara propaganda yapıldığına işaret eden Soylu, "Elbette ki bu seçimde sona erdikten sonra deyim yerindeyse artık herkes işine gücüne bakacaktır. 31 Mart Yerel Seçimlerinin bu rahatlatıcı karakterini ters yüz etmeye çalışan, elde etmeyi arzuladıkları neticeleri genel siyasete şamil etmeye, buradan siyasetin bütününü yeniden dizayn etmeye çalışan, kısacası belediye seçimlerinden hükümet formülleri üretmeye çalışan birtakım anlayışları hep birlikte takip ediyoruz. Elbette ki böyle yorumların ve hesapların olması siyasetin doğasında var olan bir şeydir. Keza özellikle bugünlerde seçimlerin güvenilirliğine ilişkin bir kara propagandayı ısrarla sürdüren bir irade halen iş başındadır. Bugün halen parmak boyasının geri gelmesini önerenler, buna gerekçem olarak da milletimizin demokrasi kültürüne hakarete varacak sözde tahliller ortaya koyan modası geçmiş̧ kalemler var. Bu kafaların Türkiye’yi geriye döndürme takıntısını anlayabilmek mümkün değil, bu bir gericiliktir. Türkiye dijital dönüşümünü gerçekleştirirken, birilerinin bu gelişmeyi itibarsızlaştırmaya çalışması, bize hâlâ 'siz yapamazsınız, siz beceremezsiniz, parmak boyasına geri dönün' demesi kabul edilebilir bir anlayış̧ değildir. Bu bir hezeyandır ve milletin demokrasi anlayışına, seçim kabiliyetine alenen hakarettir. Bunların hiçbirisi doğru yaklaşımlar değildir." diye konuştu.

"37 bin 710 adres değişikliği haksız şekilde yapılmıştır"

Bakan Soylu, "Biz bakanlık olarak Eylül ayında yazı yazdık. Bu dönemlerde gerçekliği olmadan seçimlerin sonuçlarında, bazen birilerinin ısrarlarını kıramayarak, manipülasyona alet olarak bir takım haksız seçmen kaydırmaları söz konusu olabilir. Buna ait tedbirler alıyoruz. 26 doğu ve güneydoğu ilimizde 37 bin 710 adres değişikliği, haksız, gerçeğe uygun olmayan şekilde yapılmıştır. Bu konuda en çok zıplayan terör örgütünün siyasi şubesidir. Zıplamasının sebebi şudur; üst bölgelerinde jandarmamız, Mehmetçiğimiz görev bekleyecek seçim günü geldiği zaman inip orada oy kullanma kabiliyeti orada olmayacak. Teröre müzahir siyasi partililer istemiyor diye orada oy kullanmasın. Böyle bir şey mümkün değildir. Doğru da değildir." şeklinde konuştu.

"Seçimin kazananı Türkiye olmalıdır"

Seçimin bir hizmet yarışı olduğunu belirten Bakan Soylu, seçimin kazananın da mutlaka Türkiye olması gerektiğini belirterek, "Dolayısıyla da ben bu seçimi hem bir rahatlama hem bir istikrar ve hem de bir toplumsal barışın, kardeşliğin, huzurun geleceğe taşınması seçimi olarak görüyorum. Elbette bu bakış̧ seçime ait güvenlik yükümlülüklerimizi, tedbirlerimizi hafifletiyor değildir, bilakis arttırmaktadır." diye konuştu.

Bakan Soylu, önceki seçimlere ilişkin yaptıkları analizlerin, yerel seçimlerde diğer seçimlere göre güvenlik ihlallerinin daha fazla olduğunu tespit ettiklerini belirterek, özellikle muhtarlık seçimlerinin de kendine ait bir rekabetinin söz konusu olduğunu ifade etti.

Şu ana kadar seçimlerle ilgili yaklaşık biri ölümlü 40 olayın 22’sinin muhtar adayları arasında yaşandığı bilgisini veren Soylu, muhtar adaylarına sağduyu çağrısında bulundu.

"Seçim günü 553 bin personelimiz görev başında olacaktır"

Bakan Soylu, 31 Mart yerel seçimlerinin güvenlik açısından teknolojinin ve personel kapasitesinin en üst noktada kullanıldığı bir seçim olacağını belirterek, şöyle konuştu:

"Kampanya döneminde miting alanlarının güvenliğinde İHA-İKU, helikopter ve dronelarla izleme yapılacak, ağırlıklı olarak tüm kolluk birimlerimizin sahada görev yapmasına gayret edilecektir. Seçim günü ise sahil güvenlik komutanlığı personelimiz dâhil toplam 553 bin personelimiz görev başında olacaktır. Seçim güvenliğini sabote etme tehlikesine karşı saha istihbaratlarına ağırlık verilecek olup, bunların dijital platformlardaki izleri de aynı şekilde takip edilecektir. Yine terör olaylarına, seçim güvenliğini tehlikeye düşürebilecek hadiseleri önlemeye yönelik olarak yol kontrollerine de ağırlık verilecektir. Ayrıca hassas kişi ve yerlerin korunması, parti binalarının ve seçim bürolarının provokatif saldırılara karşı korunması yönünde tedbirler de alınacaktır. Şunu açıklıkla ifade edeyim; 31 Mart yerel seçimleri, PKK'nın yapabildiği her noktada eylem ve etkinlik göstermeye çalışabileceğini değerlendirdiğimiz bir seçimdir. Çünkü hatırlayın 24 Haziran seçimlerinden hemen sonra Ağrı’da bir kardeşimizi direğe bağlayarak şehit ettiler. Güç kaybettikçe, sahada zemin kaybettikçe, vatandaşlarımız onlardan uzaklaştıkça, onları korkutarak bu meseleleri katletmekle, cinayetle sağlayabileceklerini düşünüyorlar. Özellikle görevlendirme yaptığımız belediyelerde ciddi kan kaybetti. Burada hem prestij hem de lojistik kaynak anlamında büyük kayıpları oldu. Şimdi onları telafi etmek isteyeceklerdir. Dolayısıyla her türlü terör eylemine karşı hiçbir detay atlanmadan tedbir alıyoruz. Özellikle bugün toplandığımız bölge illerimiz arasında Antalya, Mersin gibi önemli turistik bölgelerimiz olduğu için, seçim süresince turistik tesislerin güvenliğini de bu anlamda önemsiyoruz ve bu konuda ilave tedbirler alıyoruz." diye belirtti.

Bakan Soylu, siber güvenlik alanında son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde küresel ölçekte başarılar sağlandığını belirterek, bu çerçevede sosyal medyadan provokasyon oluşturmaya, toplumu manipüle ederek kitlesel hareketlilik hedefleyenlere karşı, seçime özel oluşturacakları Bilişim Suçlarıyla Mücadele Ekiplerinin seçim süresince görev yapacağını bildirdi.

Emniyet ve jandarma birimleri için merkez ve illerde olmak üzere seçim koordinasyon merkezleri oluşturduklarını belirten Soylu, buralarda toplam 6 bin 939 personelin görevlendirildiğini ve seçim güvenliğinden sorumlu 81 ilin emniyet müdür yardımcıları ve güvenlik şube müdürlerine de video konferans yöntemiyle eğitim verdiklerini aktardı.

Kanaat önderleri ve aşiret reislerine suikast ihtimali

Bakan Soylu, "Terör örgütü hakimiyet kaybettiği bölgede korku salmak istiyor. Özellikle bu seçimde bölgenin kanaat önderleri aşiret reisleri gibi kişilere suikast planlandığı istihbaratı aldık. Geçen gün birimlerimize gelen bilgiyle ismini vermeyeceğim önemli bir kişiye suikast olacağını duyduk. Bizzat ben arayıp uyardım ve gerekli tedbirimizi aldık. Özellikle korunması önem arz eden kanaat önderleri, aşiret reisleri ve önde gelenleri ile ilgili dikkatimizin üst düzeyde olması ve bu noktada da boşluk bırakılmaması da yine seçim güvenliğinin kilit hadiselerinden bir tanesidir." diye konuştu.

"Kurallar ifade özgürlüğüne engel teşkil etmemektir"

Seçim günü medya mensuplarının sandık başı işlemlerine engel olmamak şartıyla haber amacıyla görüntü ve bilgi elde etmelerinin serbest olduğunu belirten Soylu, "Kurallar açık ve nettir. Özellikle ifade özgürlüğüne engel teşkil etmemektir. Güvenlikten ve hukuktan sarfı nazar etmemiz mümkün değildir. Özellikle stant açan, toplantı ve gösteri yapmayla ilgili izin hükümleri yasal çerçeveyle belirtilmiştir. Parti ve bağımsız adayların gerekli izinlere hassasiyet göstermesi bizim işleri de kolaylaştıracaktır. Özellikle buradan kolluk kuvvetlerimize ve valileri, il emniyet müdürleri ve jandarma komutanlarımıza söylüyorum. Bir olaya müdahale ederken birinin video çekmesi söz konusu değil. Sizin olaya müdahale etmek kanuni hakkınız. Birinin sizin videonuzu çekmesi kişisel haklarınızın ihlalidir. Bu konuda dikkatli olun ve müsaade etmeyin. Bunun sosyal medyada parçalayıp bölüp kullanılmasına izin vermeyin. Bu konuda iyi niyetliler olduğu gibi bu konuyu suiistimal edeceklerin çok yüksek oranda olabileceğini bu önemli seçim döneminde düşünmeliyiz." dedi.

Toplumun hassasiyet gösterdiği meselelerden bir tanesinin de Suriyeli mülteciler meselesi olduğunu belirten Bakan Soylu, "Suriyeliler Hatay'da aday çıkartırsa seçimi kazanacak kadar seçmene sahipler" diyen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş hakkında soruşturma başlatıldığını belirtti.



 

YORUM EKLE
banner59
SIRADAKİ HABER