Madem Oyuna Geliyorsun, Oyunlarında İşin Ne?

Turnuvalara katılmak için bir futbol takımı kurduğunuzu düşünün…

Kulübünüzü; şahsınız, oyuncularınız, taraftarlarınız kendi gayretleriyle kurmuş olsun. Formaları, kramponları, stadı velhasılı futbol oynayabilmek için gerekli olan her şeyi dişinizden tırnağınızdan artırarak bu işi başarmış olun.

Tüm bu emeklerinizin karşılığını görmek için hayalini kurduğunuz turnuvaya başvuru yapıyorsunuz. Oyuncularınız harıl harıl çalışıyor. Siz gecenizi gündüzünüze katıp ne gerekiyorsa yapıyorsunuz. Tüm taraftarlar neleri varsa bu uğurda feda ediyor. Tam bir kardeşlik şuuru ve azimle hepinizin tek düşündüğü bu turnuva oluyor.

Aylar günler derken turnuvanın ilk maçı gelip çatıyor. Dualarla, tezahüratlarla futbolcularınız maça çıkıyor. Taraftarlar sadece stadı değil, stad dışını da doldurmuş. Oyuncular gücünün en fazlasıyla oynamaya yemin etmiş. Kazanmak için gereken ne varsa hepsini yapmaya and içmiş.

Ve hakemin düdüğüyle rakip takım maça başlıyor… Oyuncularınız karşı takımdan topu almaya çalışırken hakemin düdüğünü tekrar duyuyorsunuz. Futbolcunuz rakibine daha temas etmeden kırmızı kart görüyor. Siz olayı anlamaya çalışırken bir bakıyorsunuz ki itiraz eden başka bir futbolcunuz daha kırmızı kart yemiş. Siz, futbolcular, taraftarlar herkes şok içinde. Daha ilk dakikadan dokuz kişi kalıyorsunuz. Teknik direktör takımı toplamak için kenardan seslendiğinde o da tribüne gönderiliyor. Artık teknik direktör de yok. Kargaşa bittikten sonra rakibin faul kullanmasını beklerken bir bakıyorsunuz ki hakem penaltı noktasını gösteriyor. Yine itirazlar derken bir oyuncunuz daha atılıyor. Rakip penaltıyı kullandıktan sonra santra yapacakken tekrar hakemin düdüğüyle ilk yarının bittiğini öğreniyorsunuz. İki dakikada üç futbolcu atılmış, teknik direktörünüz tribüne yollanmış, orta sahada faul bile yapmadan penaltı yemişsiniz. Dalga geçer gibi bir de ilk yarı bitti demişler.

Verdiğiniz emeği, oyuncuların gayretini, taraftarın fedakarlıklarını hatırlayıp soluğu turnuvayı organize edenlerin yanında alıyorsunuz. Ağzınıza ne geliyorsa söylüyor, dakikalarca bağırıyor, ne yapmaya çalıştıklarını anlamak için bir açıklama yapmalarını bekliyorsunuz. Sizin bu beklentide olduğunuzu anlayan turnuva organizatörü kendinden gayet emin bir biçimde başlıyor sözlerine:

- Biz sizi zorla çağırmadık? Oyun bizim oyunumuz, kurallar bizim kurallarımız, sistem bizim sistemimiz. İşinize geliyorsa oynarsınız, gelmezse kendi istediğiniz sistemi kendiniz kurarsınız. Oyunu gördünüz. İster gidin mutlak yenileceğinizi bilerek maça çıkın. İsterseniz arkanıza bile bakmadan çekip gidin. Diyor.

Ve siz maça devam etmek istiyorsunuz. Sonraki maçlara turnuvalara da tekrar katılmak için başvurular yapıyorsunuz. Her seferinde yenileceğinizi bile bile katılmak istiyorsunuz. Haliyle ilk başta taraftarlarınız terk ediyor sizi. Futbolcularınız sizin takımla başarılı olamayacağını anlayıp anlayıp sistemin takımlarına transfer oluyorlar.  Zamanla da kulüp kapanıp gidiyor…

Bu hikayeyi okuduktan sonra gelin şimdi de ekonomi sistemimizi bir düşünün… Faize dayalı sistemimizi… Dizilerde ilahi kelimatullahı dillerinden düşürmeyenlerin banka faizlerini reklam yaptıkları sistemimizi…

Şuan bulunduğumuz durum yukarıdaki kulüp yöneticisinin durumu kadar saçma gelmiyor mu? Onların koyduğu kurallarla; onların faiz oyununu oynayarak, onları yeneceğimizi düşünmek gerçekten çok saçma gelmiyor mu? Onların sistemi içinde, istedikleri zaman kuralları değiştirdikleri bir düzende günlerce top koştursan hatta arada bir gol atsan maçı alma şansın olur mu? Onlardan olmak istesen bile seni kabul ederler mi? Top toplayıcılığa razı olacak yaşı çoktan geçmedin mi?

Ayrıca sana sormazlar mı? Dış güçlerin oyunlarına gelmek istemiyorsan onların oyun alanındaki bu gayretinin sebebini...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Akif Erdoğan
Akif Erdoğan - 3 ay Önce

Herkesin anlayacağı moddan... tebrik ediyorum. AnlışılmayAn var mı? Yok..

Ayse Yorulmaz
Ayse Yorulmaz - 3 ay Önce

Cok coook guzel bir örnek olmuş. Allah sizden razı olsun. Allah bize kendi sistemimizde yasamayi nasip etsin .

Ahmet
Ahmet - 3 ay Önce

Yusuf beyciğim Bana saçma gelmiyor. Zira biz ne onların sahasında nede onların kurallarında oynamıyoruz bu oyunu.
Zor oyunu bozar demişler: Hz ademden bu güne hak ve batılın mücadelesi devam ediyor edecek