banner55

Noel ve Yılbaşı

banner99
Noel ve Yılbaşı
banner112

Yeni yıla yaklaştığımız şu günlerde, yeni yılın ve Noel adı altında yapılan kutlamaların hakikatini yeniden hatırlamak ve hatırlatmak istedik. Öncelikle yeni yılın ve Noel’in aynı şeyler olmadığını bilmemiz gerekir. 

İnsanlar genellikle Noel ve Yılbaşı dediğimiz bu iki durumu karıştırırlar. Bu sebepten olsa gerek yılbaşı gecelerinde Noel kutlamalarına benzer etkinlikler yapmaktadırlar. Yeni yıl adı üstünde yeni girilen bir yılı temsil eder, Noel dediğimiz olay ise Hıristiyanların Hz. İsa’nın doğumunu kutlamak için yaptıkları etkinliklere verilen isimdir. 

Noel’in bir adı da kaynağını İngilizce’den alan Cristmas’tır. Noel Baba figürünü bilmeyenimiz yoktur. Kırmızı kıyafetler içinde, kır saçları ve beyaz sakalları olan, göbekli bir adam temsili söz konusudur. Noel Baba figürünün Piskopos (papazlığın en yüksek aşamasındaki din görevlisine verilen isim) Nikola’yı konu alan Hollanda efsanesi Sinterklaas’a dayandığı söylenir. Noel Baba’nın sözüm ona hediye getirmesi İskandinav Mitolojisine, Noel ağacı ise Pagan (çok tanrılı dinden olan kimse) geleneklerine dayanır.

Batı dünyasında Noel kutlaması adı altında bazı etkinlikler düzenlenir. Çam ağacı süslemesi, hindi kesilmesi, çeşitli eğlenceler tertip edilmesi, tombala, kumar oynanması, o güne özel yiyecekler içecekler hazırlanması, hediyeleşmeler gibi. Bunların hepsi Hristiyan Dünyası’na ait olan gelenekleridir. Buradan da anlıyoruz ki Noel’in bizim dinimiz olan İslam diniyle bağdaşan hiçbir yönü bulunmamaktadır. Bu sebepledir ki Müslümanların böyle bir güne kıymet vermeleri, bu etkinlikleri yapmaları, böyle bir günü kutlamaları doğru değildir. 

Peygamber Efendimiz Hadis-i Şerifinde “Kim herhangi bir gruba benzeşirse o da onlardandır” (Ebu Davud, Libas) buyurarak bizleri ikaz ediyor. Bu ikaz bizi titretmeli, kendimize getirmelidir. 

Zira Noel adı altında yapılan etkinlikler Allah’ın rızasından çok uzak olduğu gibi, insanları harama sürükleyen şeylerdir. “Biz gerçekte Müslüman’ız, sadece kutluyoruz” demek çok büyük bir yanılgıdır, nefsin ve şeytanın hilesidir. Zira önce şekli bir benzerlik içine gireriz daha sonra bu yanılgı bizi itikadi benzerliğe kadar götürebilir Allah muhafaza.

Yeni Yıl Muhasebesi 

Bazı Müslüman ülkeler, Batı ülkelerinde kutlanan Noel’i temsil eden etkinliklerin aynısını yılbaşı geceleri uyguluyor. Oysa Yılbaşı dediğimiz olay insan ömründen koca bir yılın kaybolup gitmesidir. Böyle bir gecede insan oturarak kendisiyle hesaplaşmalı, nefis muhasebesi yapmalı, koca bir yılda ahireti için neler yaptığını ve yapmadığını düşünmelidir. 

Yeni bir yıla girmek yeni bir yaş almak, bizi bekleyen ahiret hayatına bir adım daha yaklaşmak demektir. İşe bu gözle bakınca eğlenmenin yerine kalbin hüzünlenmesi, gözlerin yaşarması, ellerin ve dillerin duaya kalkması gerekemez mi?

İslam dini en son ve en mükemmel dindir. İslam dini kendinden önceki dinlerin hükümlerini kaldırmış, insanların dünya ve ahiret hayatı için yeni bir düzen getirmiştir. Bu düzene bağlı kalan dünyasını ve ahiretini aydınlatır, farklı olan bir düzene özenen ve tâbi olan ise dünyasını da ahiretini de tehlikeye atmış olur Allah muhafaza. 

Bu çok hassas bir konudur, zira geçici bir dünyada yaşayan fakat sonsuzluğa talip olan insan gündüzünü geceye çevirmemek için çok uğraşmalıdır. Bu da İslam Dininin getirmiş olduğu hükümlerle mümkün olabilir. Bu sebeple adı her ne olursa olsun dinimizde yeri olmayan gün ve geceler sınırımıza dahi girmemelidir.

Müslümanların kendine has dini bayramları vardır. Birlik ve beraberliğe vesile olan, aile bireylerini birbirine kenetleyen, huzur kokan bayramlarımız var. Başka dine ait bayramlar da ait oldukları dinleri ve kültürleri temsil ederler. Bu da hafife alınacak bir konu değildir. 

Zira bizim dinimizin sınırları vardır, helal haram ayırımı vardır. Örneğin yılbaşı ve benzeri kutlamalarda kadınlar ve erkekler bir araya gelerek eğlenir, dans eder, yer içer. Bu hal bizim dinimize göre büyük günahlardandır. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi, başka dinlere veya kültürlere özenmek, onların yaptıklarını yapmak, ister istemez sınırları aşmak demektir. Sınırları aşmak ise harama, isyana ve nihayetinde büyük günahlara kadar götürebilir Allah muhafaza.

Allah-u Zülcelâl Hazretleri ayeti kerimede “…İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah’tan korkup sakının…” (Mâide, 5/2) buyuruyor. Bizler de bizden olmayan bayramlara, özel günlere kıymet vermemeli ve bu konuda birbirimize iyi birer örnek olmalıyız. Özellikle ailesinden sorumlu olan evin büyükleri bu konuda uyanık olmalı, böyle günlerle ilgili işin hakikatini anlatmalı, aile bireylerine kendi dininin sahip olduğu hakikatleri, öz değerlerini aşılamalıdır. 

Bu konuda birbirimizle yardımlaşmalı, başkalarının günaha, harama düşmemesi için dua etmeli ve gerekirse uyarmalıyız. 

Bizim dinimiz bize yeter, Avrupa’nın adetlerine ihtiyacımız da özentimiz de olmamalı. Merhum Mehmet Akif Ersoy’un “Yılbaşı” şiiri çok güzel özetler içinde bulunduğumuz durumu;

Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?
Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.

Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yıl başına!
Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!

Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar.
Gördümki, Noel için hazır, yer-yer çarşı-pazar.

Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete.
Heyhat! Duyuramadım, ne Âhmed'e ne Mehmed'e.

Ey Âlem-i İslâm'ın baş tacı, büyük Türkiye!
Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!

Zeynep Yeter Arslan

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

YORUM EKLE
banner63
SIRADAKİ HABER