HEM CENNETİN HEM DE CEHENNEMİN ANAHTARI OLAN ŞEY.


Dil, insan için Allahu Zülcelal’in rızasına giden cennet yolunun üzerinde ya bir rehberdir ya da onu bu yoldan alıkoyan bir engeldir.

Onun hayır ve şer olmak üzere iki yönü vardır. Hayır olan yönü, cennet yolunun üzerinde yürümek isteyenlere bir rehber gibi yol göstermesidir.

Şer yönü ise, bu yolda yürümek isteyen kimselere sürekli engel olmasıdır.

Dil, görünüş itibari ile bir et parçasıdır.

Ama vücuttaki bütün azalar aslında dilin tasarrufu altındadır.

Her sabah bütün azalar dile şöyle hitap eder:

Ey dil! Allahu Zülcelal’den kork ve O’nun resulünden utan. Önüne her geleni söyleyip de bizi mihnet, meşakkate düşürme ve azaba atma. Daima Allah’u Zülcelal’e ve O’nun kullarına karşı doğru ol. Sen doğru olursan, bizde doğru oluruz. Eğer doğru olmazsan, sen de bizimle beraber ateşte yanarsın.

Allahu Zülcelal, dili serbest olarak yaratmıştır. İnsanın dilini daima kontrol altında tutarak dilin boş sözler söylemesine mani olması, kurtuluş kapısının anahtarı olacaktır.

Hz. Ali radiyallahu anh diyor ki: “Söz ağızdan çıkana kadar sahibinin esiridir; ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esiridir.”

Onun için akıllı olan kişinin dilini gıybet, yalan, koğuculuk, övünme, başkalarını kötüleme gibi çirkin sıfatlardan muhafaza edip; daima doğru konuşmak Allah’u Zülcelal’in zikrini yapmak, insanlara doğru yola çağırmak, ilim okumak gibi hayırlı olan işlerle meşgul etmesi en hayırlı olandır. Kişi bunlardan kendisini muhafaza etmekte zorlanıyorsa o kişi için en hayırlı olan sükut etmektir. Çünkü bu durum da konuştuğu her söz, cennet yolunun üzerinde önüne bir engel olarak çıkar. Peygamberimiz Sallallahualeyhivessellem diyor ki: “Allah’a ve Ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun.”

Allah’u Zülcelal dili konuşmak ve daima hakkı söylemek için yaratmıştır. Dil, bu işlerin dışında kullanıldığı takdirde insan için çok tehlikeli olur. Onun için Peygamber efendimiz Sallallahu aleyhi vessellem şöyle buyuruyor: “Kulun imanı, kalbi istikamet bulmayıncaya kadar doğru olmaz. Dili dosdoğru olmayıncaya kadar da kalbi istikamet bulamaz.”

Başka bir hadis-i şerifte de: “Hayır için konuşmanın dışında dilini tut, çünkü şeytanı ancak bununla yenersin.”

İnsan dili sayesinde mümin olur; fakat yine dili yüzünden neuzubillah küfre de düşebilir. Dil insan için hem cennet kapısı hem de cehennem kapısıdır. Söylediğimiz her söz kıyamet gününde harf harf önümüze konulacaktır.

Allahu Zülcelal İnfitar Suresi’nde diyor ki: “Oysa yaptıklarınızı bilen, şerefli katipler, sizi gözetmektedirler.” Kıyamet gününde amel defterimizde pişman olacağımız şeyler görmek istemiyorsak, dilimizi iyi muhafaza etmemiz lazımdır.

Düşün bakalım dün ne konuştun hayır mı konuştun yoksa malayani mi konuştun? Biz daha dün ne konuştuğumuzu bile hatırlamıyoruz, ama yanımızda her sözümüzü kayıt altına alan şerefli kâtipler var. Dilimizden çıkan her kelime için hesap vereceğimiz o din günü muhakkak bir gün gelecek. Biz o günün çok uzakta olduğunu sanıyoruz ama her gün ölen yüzlerce insan olduğu halde ibret almıyoruz. Bir gün bizimde selamız okunacak. O gün gelmeden bütün azalarımızla hazırlık yapmalıyız. Yoksa ne dünyamıza, ne de ahiretimize yarayacak olan sözlerle doldurduğumuz amel defterimiz, kıyamet gününde elimize verildiği zaman ne yaparız?

Hala fırsatımız varken dilimizi hayra, Allah’u Zülcelal’in zikrine, O’nun emir ve nehiylerini anlatmaya alıştıralım. Bizim için tek kurtuluş yolu budur.

Şunu da unutmamak lazım, her kim dilini tutar, onu muhafaza ederse, Allah’u Zülcelal’de onun gizli olan hallerini örter.

Sevgili kardeşlerim dilden daha fazla hapsedilmeye layık olan başka bir şey yoktur.

Dilin iyi veya kötü kullanılması, insanın kendi elindedir. Hayırlı işlerde kullanırsa, iyi olur. Kötü işlerde kullanırsa hem bu dünyada, hem de ahirette insanın başına bela olacaktır.

Sevgili kardeşlerim o meşakkatli din gününde bizleri büyük sıkıntılar bekliyor. Bu yüzden ne ile karşılaşacağımızı idrak etmeli ve ona göre hayatımızı şekillendirmeliyiz. Haşr meydanındaki yaşayacağımız zor ve sıkıntılı zamanın bizler için ne kadar büyük bir olay olduğunu vakit çok geç olmadan anlamalı heybemizi salih ameller ile doldurmalıyız. Malayani sözler ile kendimizi çıkılmaz yollara sokmanın hiçbir manası yoktur.

Ömer Faruk TÜRK

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sefa akkaya
Sefa akkaya - 9 ay Önce

Cennetin anahtarın dan bende isterim